Merhaba,

Ben deniz Ali Güler, 1965 Kastamonu doğumluyum. Ailem ben bir yaşındayken İstanbul'a yerleşmiş. Çok genç yaşımda kendimi bir anda aile mesleğinin içinde buldum. Ailem mutfakta o kadar başarılıydı ki yanlarında yetişmem hiç uzun sürmedi. Kısa sürede onların maharetli ellerinden birisi oluvermiştim. O günlerden beri mesleğimi heyecan ve aşkla sürdürüyorum. Ben işimi sadece ticaret olarak görmüyorum, bir yandan da muhteşem zenginliklere sahip Osmanlı ve Türk mutfaklarının kültürel miraslarını yaşatmaya çalışıyorum.


Mirasımızı araştırınca karşılaşılan bilgileri özetlersek: İstanbul'daki saray mutfağında ve saray çevresinde yaşayan, güzel yemeklerden hoşlanan bir seçkinler grubu tarafından 15. yüzyıldan itibaren biçimlendirilmiş bir yemek kültürüdür. Türkler, orta Asya'dan Anadolu'ya geldiklerinde, doğal olarak beslenme alışkanlıklarını da getirdiler ve aynı şekilde Anadolu'nun bazı yiyecek alışkanlıklarını da benimsediler. Osmanlı’lar, zeytinyağının vatanı Anadolu'da yüzyıllar boyu kuyruk yağı (revgan-ı dünbe) ve Kırım'daki Kefe'den (faodosiya) gelen tereyağıyla (revgan-ı kefe) beslendiler. 15. - 17. yüzyıllar arası, Osmanlı yemek tariflerinde zeytinyağı yok denecek kadar az. Ancak 18. yüzyılda bazı balık yemeklerinde ve salatalarda karşımıza çıkıyor. Zeytinyağı Osmanlı’larda mutfakta değil esas olarak aydınlatmada ve ilaç yapımında kullanılırdı.

Osmanlı’ların ana yemeklerini şöyle sıralayabiliriz; Et ve kümes hayvanlarından kebaplar, meyve ve bazen baklagillerle pişen ekşi-tatlı et yemekleri, sade ve karışık pilavlar, hamur işi yemekler, börekler, etli sebzeler ve dolmalar, çorbalar, çeşit çeşit tatlılar. Bunların dışında az miktarda balık ve “meze” niyetine yenilen salatalar, turşular ve peynirler.   Mutfakta kullanılan araç gereçlerden pişirme zamanına, yağ ve baharata kadar yemeğin tadını etkileyen pek çok öğe var. Yağ ve baharat tadı belirleyen en önemli malzemedir. Baharatlara gelince Osmanlı mutfağının baharat konusunda, örneğin bir Roma mutfağı gibi hiçbir dönemde aşırılığa kaçmadığını biliyoruz. Kullanılan baharatların neredeyse tümü günümüzde (mutfakta kullanılmasa bile) baharatçılarda kolaylıkla bulunuyor. Fakat eski tariflerde hiçbir malzeme ölçüsü verilmediği gibi baharatlarında ölçüsü belli değil. Bu yüzden 15. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar pişirilen bir yemeğin ne kadar baharatlı olduğunu bilmemiz olanaksız. Bu arada günümüzde çeşitli etlerin ve de sebzelerin bozulan ya da yok olan tatlarının bizi otantik tatlardan uzaklaştırdığı da kesin...

 

 

Kısaca Seçkin Lezzetlerimiz ve Hizmetlerimiz

Soran Yemez Çorbası

Her gün başka çorba ama adı hep aynı... Her güne farklı bir çorba hazırlıyoruz. Beğendiğiniz bir çorbaya eğer çok şanslıysanız mutlaka bir kaç ay içerisinde yine denk gelebilirsiniz. Zira Osmanlı ve Türk mutfaklarının çorba çeşidi gerçekten çok ama çok zengin. Kastamonu mutfağında yetmişin üzerinde çorba tarifi olduğunu düşünecek olursanız yemek kültürümüzde sadece çorbanın bile ne kadar çeşitli ve önemli bir yer tuttuğunu hatırlamış olursunuz. Misafirlerimize bu zengin çeşitlerden hazırladığımız çorbalarımızla unutamayacakları tatlar yaşatıyoruz. Yüzlerce çorba çeşitlerimizden bir kaç örnek; Keşgek, Düğün, Ak Çorba, Bamya, Taze Fasulye, Yörük, Yoğurtlu Semiz Otu, Tatar, Sakala Çarpan Çorba, Lebeni, Ovmaç, Kastamonu Mısır Unu, Bakla, Yuvalama, Nohut Ab Çorbası, Balkabağı, Isırgan Otu, Soğan, Kastamonu Ecevit Çorbası, Tarhana, Kereviz, Pırasa, Yeşil Zeytin Çorbası ...

 

Osmanlı Tabağı

Osmanlı ve Türk mutfağından seçtiğimiz yedi yüzden fazla yemekle hazırladığımız büyük bir listemiz var. Her gün bu listeden on dört çeşit yemek seçerek günün sıcak yemeklerini hazırlıyoruz. Güne özel hazırlanan on dört değişik efsane lezzet sizleri bekliyor. Bu lezzetlerin yedi tanesinin bir tabaktaki görsel şölenine “Osmanlı Tabağı” adını verdik. Bugün yediğiniz çeşitlere ancak haftalar hatta aylar sonra rastlamanız mümkün olabilir. 

 

Izgaralar

Her biri özenle seçilmiş etler, hünerli ellerde terbiye edilerek hazırlanan eşsiz lezzetler...

Izgara çeşitlerimiz;
- Osmanlı Köftesi
- Kuzu Şiş
- Tavuk Şiş
- Tavuk Kanat
- Karışık Kebap

Izgaralar
Reçetesi tarafımıza ait Osmanlı Köftesi, baharatsız ve etin kendi tadıyla harmanlanmış, mideyi rahatsız etmeyen ve koku bırakmayan kavrulmuş soğan eşliğinde sunulan eşsiz bir lezzet.

 

Pideler

İncecik, nar gibi kızarmış hamurun üzerinde çeşit çeşit lezzet... Misafirlerimize sunduğumuz zengin menümüzü muhteşem pidelerle daha da erişilmez kılıyoruz. İncecik, nar gibi kızarmış hamurun üzerinde hünerli ellerin hazırladığı içleriyle, kaşar ya da yumurta ilâvesiyle vazgeçilemeyenler listesinde pidelerimiz. Her ürünümüzde olduğu gibi kaliteyi önemsiyoruz; kavurmamızı Rize’den, tereyağımızı Vakfı Kebir’den, pastırmamızı Kayseri’den, etimizi ve sucuğumuzu Afyon’dan, yumurtamızı köylerden temin ediyoruz.

Karadeniz Pideleri (yuvarlak açık)
Pastırmalı, Kavurmalı, Sucuklu, Kaşarlı, Yağlı  Yumurtalı, Karışık

Samsun Pideleri (uzun kapalı)
Kavurmalı, Kaşarlı, Özel Kıymalı, Sucuklu, Pastırmalı, Karışık

Saray Pideleri 
Sultan, Valide Sultan, Şehzade, Sadrazam, Kerime

Osmanlı Pideleri (uzun kapaklı)
Hünkâr, Vezir, Sipahi, Yeniçeri 
Bu pidelerimizi yerken kesinlikle servis açılmamaktadır. 
Sebebini ancak ellerinizle yediğinizde anlayacaksınız, emin olunuz!


Tavuklu Pideler
Tavuklu, Tavuklu Kaşarlı
 

Zeytinyağlılar

Türk mutfağının en önemli klâsikleridir zeytinyağlılar... Yıl 1844 ve Mehmed Kamil (ilk Türkçe yemek tarifleri kitabının yazarı) ihtiyatlı bir şekilde, ev hanımlarına ve aşçılara zeytinyağı kullanmalarını öneriyor. Mehmed Kamil’in zeytinyağlılar listesinde İmambayıldı ilk tarifti. Bugün Türk mutfağının en seçkinleri arasında yer alan bu yemekle tarihte 19. yüzyılın başlarında karşılaşıyoruz. Beslenme alışkanlıklarına sonradan girmesine karşın Osmanlı mutfağı sebze yemekleri açısından oldukça zengindir. Osmanlı mutfağının zengin sebze yemekleri tariflerini, zeytinyağlının insan sağlığındaki faydalarını önemseyerek her gün mevsimine göre seçtiğimiz sebzelerle yedi çeşit zeytinyağlı seçenekler sunuyoruz konuklarımıza. Özellikle Ayvalık zeytinyağı kullanıyoruz, toprak güveçlerde, taş fırında aheste pişiriyoruz ki siz hep aynı lezzette tüketebilesiniz diye.

 

Tatlılar

Her mükellef ziyafetin sonunda kim istemez ki tatlı yemeyi. Her biri mutluluğunuza mutluluk katacak eşsiz lezzetler.
- Padişah Tatlısı
- Cevizli Kadayıf
- Osmanlı Tatlısı (basma kadayıf üzerine tava yoğurdu)
- Damla Sakızlı Fırın Sütlaç (isterseniz kavrulmuş fındıkla)
- Saray Aşuresi - Zerde

 

Padişah Tatlısı

İsmiyle müstesna muhteşem bir lezzet...

Osmanlı mutfağında kırkın üzerinde helva tarifi var, biz içlerinden irmik helvasını seçtik. Klâsik formülle hazırladığımız Padişah Tatlısını iki kat irmiğin arasına ilâve ettiğimiz “sürpriz dörtlü” lezzet harcıyla misafirlerimizin beğenisine sunuyoruz. Tadanların müptelası olduğu bu eşsiz lezzeti sadece Güler Osmanlı Mutfağı’nda yaşamanız mümkün...

 

Toplu Yemek

Hizmetlerimiz sadece restoranımızla sınırlı değil. Zengin menümüze ihtiyaç duyduğunuz her yerde ve her zaman yanınızda olmayı sürdürüyoruz. Toplu yemek ihtiyaçlarınızda en az bir gün öncesinde bizimle iletişime geçmeniz yeterli.

- Mevlit yemekleri
- Düğün ve nişan organizasyonlarında kutlama yemekleri
- Açılış ve kutlama yemekleri
- Özel davetlerin misafirlerine seçkin yemekler
- Firmalara personel yemeği ve organizasyon yemeği

İstediklerinizi eşsiz menümüzden seçebileceğiniz gibi kendi oluşturacağınız menünüzü de sipariş edebilirsiniz. Sizi istediğiniz menüyle, belirttiğiniz adreste ve saatte karşılayalım. Güler yüzlü çalışanlarımız servisinizi yapsın.

 

www.gulerosmanlimutfagi.com